|
Davos'a her yıl onlarca ülkeden, siyaset, ekonomi ve iş dünyasının önde gelen isimleri katılıyor. Olağanüstü güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen bu forumda, dünyaya damgasını vuran veya vurması beklenen olaylar konuşuluyor ve tartışılıyor. Bu nedenle Davos'un sadece benim değil başkalarında zihninde "ciddi" bir imaj oluşturması boşuna değil. İlginç olan, bu yılki konferansın gündem maddelerinde pazarlama ve İnternet'le ilgili konuların önceki senelere kıyasla ön plana çıkması. Bu açıdan ilginç bir durum söz konusu.
Biraz daha açmam gerekirse...
Pazarlama hakkında yazıyorum, pazarlama alanında çalışıyorum. Pazarlama benim zihnimi 7/24 meşgul eden, hayatımın en önemli parçası. Çevremdekiler bunu ilginç karşılıyor ve çoğu zaman da gösterdiğim emekten ve istekten dolayı beni takdir ediyor. Ama "bankacıyım" dediğimde çevremde yarattığım saygıyı "pazarlamacıyım" dediğimde yaratamıyorum. Çünkü birçok insanın gözünde pazarlama, eğlenceli ve deli insanların uğraştığı bir meslek. Biz ne kadar önemli olduğunu tartışaduralım, pazarlama birçok kişinin gözünde hâlâ önemsiz ve ciddiyetsiz bir konu. İnternet'in durumu biraz daha kötü.
Sonuçta ortada tartışılacak bol ciddi ekonomik terimlerden oluşan konular varken, markalardan ve İnternet'ten neden konuşalım ki?
Oysa ekonominin temelinde üretim ve tüketim arasındaki ilişki ve bu ilişkinin farklı alanlarda yarattığı etkilerin açıklanması yatar. Bu bağlamda pazarlama ve İnternet'e gereğinden az yer verildiğini söylemek yalnış olmaz.
Ama bu seneki konferans gündemine baktığımda * hem şaşırdım, hem de mutlu oldum. Pazarlamayı bir yana bırakacak olursam Web 2.0 konularının bile bu kadar gündeme girmiş olması, artık İnternet'in de ciddiye alındığını göstermesi açısından önemli bir işaret.
Peki İnternet'in ciddiye alınması neyi sağlar? En basit ve doğrudan etkisi, İnternet ile ilgili faaliyetler kendilerine daha geniş etki ve faaliyet alanı bulabilir. Unutmamak lazım ki tepedekiler bir şeyi önemsiyorlarsa diğerleri de bunu takip eder.
"İnternet" artık sadece tek yönlü bir iletişim platformu değil. Okuduklarımıza inanmak zorunda değiliz, araştırma fırsatımız var, susmak zorunda değiliz, konuşma şansımız var, diğer ülkelerde neler olup bittiğini oradaki insanlara sorup öğrenme olanağımız var. Artık herkes kendine İnternet'te bir yer bulup, söz söyleme ve yorum yapma hakkına sahip.
Bu olanaklara geçen seneler içinde alıştığımızdan, bize çok da önemli gelmiyor. Bir durumun yarattığı etkiyi daha iyi açıklayabilmemiz için biraz daha durumun dışına çıkmamız gerekiyor. Birkaç sene geçtiğinde sadece Davos'ta değil dünyanın önde gelen birçok forumunda İnternet ve İnternet'le ilgili konuların çok daha fazla önem kazandığına hep beraber tanık olacağız. Gerçekten yeni bir dönem başlıyor. Bunu en tepedekilerin tartışmaya başlamış olması, dediklerimin bir kanıtı...
* www.weforum.org adresindeki konferans içeriklerine girdiğinizde "Themes" bölümünden arama yaparsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Konferans başlıkların incelemenizi öneririm. Zira pazarlamayla ilgili daha fazla konu bulunuyor.
Gaye Ör
http://eylulce.wordpress.com/
|