- SPOTLIGHT -
 
IPZ mi, EPZ mi?


Akşam saat 20.00 olduğunda, onu ve ekibini tebrik etmemek imkânsız. Tüm o yoğunluk, meyvelerini teker teker vermeye başlıyor.

Açılış konuşmasını Lady Marketing yapıyor ve şu sözlerle bitiriyor:
"Bu yolda ilerleyen herkes bir savaşçıdır"

Art Grup’tan Hakan Senbir zirvenin sunuculuğunu oldukça başarılı bir şekilde yürüttü. Zirvenin tek yabancı konuğu, Hollandalı pazarlama stratejisti Martijn Daalder’di. Pazarlamaya küresel bir bakış açısıyla bakabilmemiz için Kenya ve Burkina Faso’dan izlenimlerini sundu.

  • Kenya’da insanların tuvaletleri yok, bulunduğum bölgede bir okul vardı ve bu okulun 2 sınıfına düşen öğrenci sayısı 1000 idi. Ama neredeyse hepsinin cep telefonu vardı. Eline 1 dolar geçen bu insanlar bu parayla içecek bir şeyler almak yerine kontör almayı tercih ediyorlardı.
  • Gerçekten müşterilerinize ulaşabiliyor musunuz? Müşterileriniz gerçekten size ulaşabiliyor mu?
  • Neden başarılı olduğunuzu biliyor musunuz? Farkınız ne ve bu fark gelecekte yeterli olacak mı?
  • "Çeşitlilik direncin babasıdır" Sizin şirketinizde sıradışılığa ne kadar yer var?
  • Bence Microsoft, Google ile rekabet edemedi. Netscape ile rekabet etti ve zaferle ayrıldı ama Google için bu geçerli olamadı.
  • Siz müşterilerinizi dinlemezseniz dinleyecek birileri mutlaka bulunur.
  • Sabah saatlerinde nete girmek istedim ancak giremedim. Eğer nete girmek istiyorsanız Hilton’da kalmayın. Çünkü bağlanamıyorsunuz!

    Mr. Daalder’den hemen sonra etkileşimli pazarlamaya uyarlanmış dublajıyla Cüneyt Arkın & Türkan Şoray filminden küçük bir kare sunuldu. Bu keyifli kare, sahnenin yanındaki kapıdan giren Cüneyt Arkın ile taçlandı. Hoş bir sürpriz oldu ve ilerleyen dakikalarda geçen sürprizlerin de başlangıcı oldu.

    Blogger arkadaşlarımızla görüşmek ve ayaküstü sohbetler için güzel bir fırsat oldu. Fikir Atölyesi blogundan sevgili Tunç moderatörlüğünde alabildiğine rahat ve çok defa güldüğümüz iki sunu oldu. Blogları izhar etmek ve "biz buradayız" demek adına tam bir milis kesilmişti.

    Bilgi Üniversitesi’nden Fatoş Karahasan’ın çok başarılı sunumunun en can alıcı cümlesi bence şu oldu:

    "Hızlı balık yavaş balığı yutar!"

    Takriben 10 saat süren zirvede kimler yoktu ki? Medya Net’ten Kıvan Hanım’dan ilginç verileri dinleme fırsatı bulduk.

    Zap Medya ise interaktif reklâmcılık üzerine kelime kültürümüzü artırdı. "İnternet'ten konut satışı olur mu?" sorusu bence çok ilginç bir soru idi ve Soyak Pazarlama Müdürü bu soruyu tüm açıklığı ile cevaplarken, bizler de en az moderatör Tunç Kılınç kadar şaşkındık. Konut gibi hassas bir ürünü net ortamında satmak zor görünse de Soyak bu zorluğun üstesinden gelmişe benziyordu. Zirvenin sürprizi en bol sunumu Project House’dan Cüneyt Devrim’e aitti.

    Sunum aralarında Hepatit-C virüsü kılığıyla sahneye atlayan ve işbaşvurusu yapan genç, reklam ajanslarının sıkıntılarını ufak ufak dile getiren tiyatral molalar zirveye renk kattı. Son bölümde aşina olduğumuz bazı sitelerin kurucuları kısa kısa sitelerinden bahsettiler. Gayet.net’te "Ne zaman öleceksiniz?" sorusunu 24 saatte 20.000 üyenin cevaplaması enteresan geldi bana. Yonja.com’un 3 milyonun üzerinde üyesinin olması, iş dünyasında bir network oluşturmak için ortaya çıkan Çember.net’in kısa sürede 100.000 üyeye ulaşması, "İnteraktif pazarlama için erken mi geç mi?" sorusunun cevabına ipucu olacak nitelikteydi.


    Etkileşimli Pazarlama Ödülleri'nin ardından zirve bitti lakin ben hâlâ etkileşimlinin interaktifi karşılayıp karşılamadığından emin değilim. Emeği geçen herkesi kutluyorum.


    Arzu Cihangir
    pazar-lamaca.blogspot.com

  •