- SPOTLIGHT -
 
İnternet bir balondur


İnternet için “balon” diyenlerin şu an kaç saatlerini İnternet’te geçirdiklerini merak ediyorum. İnternet’i günümüzün nerdeyse başlangıcından sonuna kadar kullandığımız halde, hayatımızın tamamına entegre edebilmiş değiliz henüz. Her gün belki de arkadaşlarımızdan, ailemizden daha çok İnternet ve teknolojik araçlarla etkileşimde olduğumuz halde, kendi mekanizmamız dışında bir şeymiş gibi geliyor yaptıklarımız.

Aynı durum şirketler için de geçerli. Tam bir özümseme gerçekleşemedi hala İnternet için. Bazen kendi blog’um bile benden ayrı yaşayan bir canlıymış gibi hissettiriyor. Sanki bir gün hesabımı açtığımda “Blogunuz şu an yerinde değil, web üzerinde bir yerlerde geziniyor” mesajı görecekmişim gibi. Bizler İnternet’i sindirmeye çalışırken, teknoloji de, Web de yerinde durmuyor. Biz “Web” kelimesiyle boğuşmaya devam ederken, Web evrim geçirip Web 2.0 oldu. Peki Web 2.0 gerçekten bir devrim mi? Yoksa şişirilmiş bir kavram mı? Henüz pazarlama araçlarını tam oturtmayı başaramamışken, 2.0 bize neler kazandıracak? Ne sağlayacak pazarlama dünyasına? Zaman, kâr, işgücü, kolaylık, bulunulabilirlik…

İnternet’te her şey büyük bir hızla değişiyor. Takip etmekte zorlanabilecek kadar. Google atağıyla başlayan bir devrim, diğer uyuyan dev portalları da harekete geçirdi. Artık bir görüşmeye giderken telefon edip adres almıyoruz. Web sitesinden adresi alıp “Google Map”ten bulabiliyoruz. Hatta uydu görüntülerine bile sahip olabiliyoruz.

Çok az sayıda da olsalar bazı şirketler, interaktif haritalara, Google Map ayrıntılarına yer veriyor iletişimlerinde. Hayatımız gittikçe kolaylaşırken, diğer yandan şeffaflık zorunluluğuyla karşı karşıya kalıyoruz iş dünyasında. Her an bir yerde birileri hakkınızda yazmış veya tam da şu anda yazıyor olabilir. Artık iletişime dikkat etmek gerekiyor. Kontrolü kaybetmemek için uğraşanlara kötü bir haberim var: İnternet’te kontrol sağlamak her gün daha da zorlaşıyor! Bu işi profesyonelce yapmayanlar, sadece para kaybetmekle kalmayacaklar, zaman ne yazık ki imaj ve yetkinliklerini de alıp götürecek ellerinden. Çünkü Web yerinde durmuyor.

Web siteleri, online reklamlar, mikrositeler, bloglar, video bloglar, pod bloglar, mikro reklamlar, virütik dağılımlı videolar… Müşteriyi interaktiviteden uzakta tutan her şey, hızla toprak altında kalmaya başladı. Tüm bloglarda bile videolar var artık. Klasik Web siteleri ölüyor! Ürünlerimiz, hizmetlerimiz, adresimiz, bize ulaşın bakın biz buradayız… Durağan ve yığın halindeki tekstler, hiç de ilgi çekici olmayan şık ve boşluk olmasın diye konumlanmış grafikler, yerlerini dinamik, şeffaf ve farklı boyutlara bırakıyor. Her şeyden önce Web sitelerinin evrim geçirmesi Web 2.0 aşamalarından birisi. Ajax gibi web tabanlı uygulamalar, Web 2.0’ın en büyük içeriklerinden bir tanesi. Wikipedia, digg, del.icio.us gibi tag sistemleriyle ücretsiz olarak çalışan uygulamalar Web 2.0’ın vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.

Burada göze çarpan en önemli noktalardan bir tanesi de bu tür sitelerde en fazla ve en üst sıralarda linklenen ve dahası en fazla linklenenler haber portalları, gazetelerden daha çok bireysel bloglar ve bireysel siteler. Web 2.0 gelişimleri teknolojik anlamda bizi uçsuz bucaksız bir yerlere götürebilir, ama içeriksel açıdan bireyselleşme daha da derinleşecek. Bu da İnternet’i profesyonel yönetemeyen şirketlerin korkulu rüyası haline gelecek. Çünkü Web 2.0 gelişimleri, İnternet’te kontrol kaybında en büyük etken olacak.


Burcu Tüzün
http://pazarlamacigiremez.blogspot.com