- SPOTLIGHT -
 
Web 2.0’a anlayan da hayran, anlamayan da…


Web 2.0 terimi ilk defa 2004 yılında O'Reilly Media tarafından ortaya atıldı. Aslında tamamen teknik bir kökeni vardı Web 2.0’ın, tıpkı Web 1.0 gibi. Hatta O'Reilly Media’nın en ünlü kitaplarından biri de Perl Programlaması üzerine yazılmıştı. Öyle ki, bu kitap üzerindeki deve resmi yüzünden uzun yıllar programcılar arasında “deve kitabı” olarak isimlendirildi.

Web 2.0 üzerine yazılanlar ve bu başlıkta yapılan bir konferansın ardından, kavramın popülerliği her geçen gün gittikçe arttı. Kimileri, Web 2.0’ın emeklemekte olduğunu, şekil değiştirerek pazarlamayı değiştirebileceğini dahi iddia ediyor. İnternet uzmanlarına göre, Web 2.0’a anlayan da, anlamayan da hayran…

Üzerinde saatler harcanan konferanslara haksızlık etmeyi ve bir kelimesinin bile anlaşılmamasını göze alarak, İnternet’ten derlediğim içeriklerle, Web 2.0’ın temel prensiplerini bir çırpıda aşağıdaki gibi basitleştirme cüretini gösteriyorum :)

- Web, katılımcı bir platformdur

- Veri, bu platformun itici güçlerinden biridir

- Web kullanıcılarının katılımını öngören yapılar, network etkisi yaratır, yani ağa katılan her yeni kişi ağı üssel olarak daha güçlü kılar.

- Birbirinden bağımsız, açık kaynakla yürütülen projeler, innovasyon getirir.

- İçerik ve servislerin dağıtılması yeni iş modelleri oluşturur.

- Niş olan, popüler olandan daha fazla fırsat taşır (uzun kuyruk prensibi)

- Yazılım geliştiriciler ve kullanıcıların beraber geliştirdiği, çok erken ve çok sık piyasaya sürülen versiyonlarla, devamlı beta halinde olan ama kullanıcı deneyimini mükemmel yansıtan, çoğunlukla açık kaynak kodlu yazılım uygulamaları Web 2.0’ın doğasındadır.

Web 2.0 hayatımızın içine her geçen gün daha çok giriyor. Web 2.0 uygulamalarından biri olarak gösterilen, Türkiye’nin gizli kamera skandallarıyla aşina olduğu youtube.com, 20 milyondan fazla üyeye sahip.

“2 saattir okuyorum bunun pazarlama ile ne ilgisi var?” diyebilirsiniz. Aslında Web 1.0’da da her şey böyle başlamıştı, İnternet ilk ortaya çıktığında hiç kimsenin aklında pazarlama iletişimi yoktu. Oysa şu sıralar Google 25 cent’lik kazançlarla 200.000’in üzerinde reklamverenden 6 milyar dolar kazanmakla meşgul.

Bireylerin içeriğin sahibi olduğu, katılımcı olarak Web’i sahiplendiği, birbirleriyle had safhada iletişim ve etkileşim halinde oldukları, bilginin paylaştıkça çoğaldığı, markanızın dile düştüğünde çok kolay vezir de rezil de olabildiği Web uygulamaları, Web 2.0 olarak değerlendiriliyor. Bu ortamdaki pazarlamaya da “Pazarlama 2.0” diyebilir miyiz?

Markanız bu yeni platformu iletişim mecrası olarak kullanabildiğinde potansiyel çok yüksek, çünkü doğal. En basitinden artık Web sitenizin dinamik olması yetmiyor, hedef kitlenizin de bu dinamizmin içerisinde başrolü oynaması gerekiyor. Hedef kitlenizde davranış değişikliğine giden pazarlama mesajlarını benimsetmek için, onun ait olduğu camiaya (community) yoğunlaşmak gerekiyor. Ama bunun için konvansiyonel pazarlama söylemleri yeterli ve samimi değil. Şu ana kadar anlatacağı her şeyi mümkün olduğunca fazla kişiye (reach) ve çok defa bağırarak (frekans) iletmeye alışmış konvansiyonel medya planlaması teknikleri, eğer Web 2.0 İnternet kullanımını düşünüldüğü gibi değiştirirse çökme noktasına gelebilir. Doğrudan iletmek yerine bir camia içerisinde yayılmasını sağlamak, kulaktan kulağa fısıldanması için uygun materyalleri sunmak, içerik üretmek, markanızı içeriğin içine doğal olarak kondurabilmek, sırıtmadan faydayı hedef kitleye algılatabilmek (doğrudan söylemek katılımcı ortamlarda çoğu zaman tepki alabiliyor) bir pazarlama profesyoneli olarak yapmanız gerekenler arasında olabilir!

Kim bilir, belki de gelecekte bütün markaların usta bir içerik yayıncısı olmasını gerektirecek bu gelişmeler? Belki de metin yazarlarına çok iş düşecek, belki bütün iletişim ajanslarının sadece kabuk değiştirmesi yetmeyecek, tüketici istihdam edecekler bir gün? Ajans 2.0’dan ne zaman bahsedeceğiz?



Serhat Akkılıç

Not: Marketingist 2006’da, yukarıdaki konuları da içeren bir sunumum var, hepinizi bu konuyla ilgili fikir değiş tokuşuna bekliyorum :)