|
Anında mesajlaşma (Instant Messaging–IM) uygulamaları, şüphesiz internetin hayatımıza kattığı en önemli nimetlerden birisi. MSN Messenger olarak bildiğimiz, yeni adıyla Windows Live Messenger ise, ülkemizde bu kategoride en çok kullanılan IM uygulaması. Bu yazıda IM pazarı, geleceği ve MSN Messenger’ın bu pazardaki yeri ile ilgili bilgiler paylaşacağım.
E-mail hayatımıza girdiğinde, iletişim için mükemmel bir çözüm olduğunu düşünmüştük. Kullanımı arttıkça, hayatımızdaki önemi ve beklentilerimiz de arttı. Artık en kritik konularda bile "e-mailleşiyorduk". Ancak bir yetersizliği vardı e-mail’in, ulaştığı veya okunduğu ile ilgili hızla bilgi alamıyorduk, gönderdiğimiz kişinin o an bilgisayarının başında olup olmadığını, durum bilgisini (presence info) bilmiyorduk çünkü. Bu eksiklik yüzünden e-mail, karşılıklı diyalog ürünü olamadı. İşte tam bu sırada IM uygulamaları devreye girdi. İlk olarak ICQ sayesinde tanıştık IM uygulamaları ile. Gerçi ICQ, kişilerin kendi kontak listeleri (buddylist) ile düzenli görüşmelerinden çok, yaş, cinsiyet ve şehir gibi kriterlere göre arama yaparak (white search) hiç tanımadıkları insanlarla sohbet etmek amaçlı kullanılmıştı.
Anında mesajlaşma uygulamalarının en temelde sunduğu fayda da yukarıda özetlenenler aslında, durum bilgisi (presence info) ve karşılıklı anlık mesajlaşma. Bu özellikleri ile e-mail’den daha çok, telefon ve kısa mesaj gibi telekomünikasyon servislerinin rakibi olarak konumlanıyor. Özellikle bu uygulamalara sesli ve görüntülü görüşme özellikleri eklenmesiyle rekabet daha da belirginleşti. Kullanıcı profilindeki değişiklik, bireysel kullanıcıların yanında kurumsal kullanıcıların da hızla yükselişi, gösteriyor ki kullanım amacı sadece eğlence değil, aynı zamanda telekomünikasyon maliyetlerini azaltmak.
IM uygulamalarının tamamı birbirine çok benzediğinden ve yeni özellikler çok hızlı kopyalanabildiğinden, teknik özellikleri seçim sebebi oluşturmuyor. Kullanıcıların IM uygulaması seçerken en çok baktıkları kriter, topluluk etkisi. Yani, uygulamayı kullanan diğer arkadaşlarının olup olmaması. Bir uygulamayı ne kadar çok kişi kullanıyorsa, büyümesi o kadar hızlı oluyor. Yumurta-tavuk hikâyesi aslında biraz. Bir diğer kullanım alışkanlığı da, aynı anda birden çok IM uygulamasının kullanılıyor olması. Internet tabanlı bu uygulamalar ücretsiz olduğundan, kişiler aynı anda MSN Messenger, GTalk, ICQ gibi uygulamalara kayıt olup çalıştırmayı tercih ediyorlar. Ancak kullanım sıklığı, biraz önce bahsettiğimiz topluluk etkisi ile doğru orantılı gerçekleşiyor.
 |
Bu topluluk etkisini artırmanın yollarından birisi de ara bağlantı (interconnection) anlaşmaları. Yani toplulukların birbirleri ile görüşebilme imkânları. İşte MSN Messenger (Windows Live Messenger demek hâlâ zor geliyor ) burada çok önemli bir adım atarak, Yahoo! Messenger ile ara bağlantı anlaşması imzaladı. Artık Yahoo! ve MSN toplulukları birbirleri ile aynı uygulama üzerinden görüşebiliyorlar. Yani bir andan görüşme yapabileceğiniz insanların sayısı ikiye katlanmış oldu. Bu özelliğin önemini GSM operatörlerinden bir örnekle daha iyi anlayabiliriz. |
Düşünün ki Turkcell ve Telsim arasında ara bağlantı anlaşması yok ve her operatör sadece kendi içinde görüşme yapabiliyor. Kullanım ne kadar düşerdi değil mi? Ara bağlantıyı sadece internet IM uygulamaları arasında düşünmemek lazım. Internet IM uygulamalı ile Telekom operatörleri arasında da çağrı sonlandırma ve ara bağlantı anlaşmaları yapılmaya başlandı. Bunların en gelişmiş örneği Skype. Bu uygulamada PC’den IM üzerinden, çağrı başlatıp bir sabit veya mobil hattı arayabiliyorsunuz. Tabii burada çağrı sonlandırma ücretini ödemeniz gerekiyor. Çağrı internetten başladığı için telefondan telefona olan görüşmeye göre çok daha ucuz, özellikle uzak mesafe telefon görüşmelerinde.
IM pazarındaki büyüme beklentisi oldukça yüksek, 2007’de 1.5 milyar IM kullanıcısına ulaşılması bekleniyor. Bu rakamın 350 milyonunu kurumsal kullanıcılar oluşturuyor. 2007 yılında beklenen mesajlaşma trafiği de 1.5 milyar/gün! Bu kadar yoğun kullanılan bir uygulamanın yaratacağı gelir beklentisi de yine 2007’de 566 milyon USD (reklam ve çağrı sonlandırma gelirleri hariç).
Gelirden bahsetmişken, IM uygulamalarındaki gelir modellerini açmak lazım. Şu ana kadar en yoğun kullanılan gelir modeli, son kullanıcıya ücret yansıtmayan, reklam gelirlerine dayalı modeldi. Örneğin MSN Messenger’ın altında bulunan reklam alanının satışından elde edilen gelirler. Ancak bu, tek gelir modeli değil. Kurumsal müşteriler için güvenliği artırılmış ve reklamlardan arındırılmış versiyonların lisans satışı geliri de önemli bir yer tutuyor (örneğin Microsoft Office Communicator). Yukarıdaki 566 milyon USD’nin büyük kısmı buradan geliyor. Çağrı sonlandırma ve uzak mesafe görüşme ara bağlantı anlaşmalarının yapılması ile, 566 milyon USD’nin çok daha üzerinde bir pazar gündeme gelecektir.
 |
IM uygulamalarında en yeni ve önemli trend, mobil IM uygulamaları. Cep telefonu penetrasyonunun İnternet penetrasyonundan çok daha yüksek olması, mobil data hızlarının ve kalitesinin artması, cep telefonları yazılımlarının gelişmeye başlamasından dolayı, şimdiye kadar PC’de kullandığımız IM uygulamalarının mobil versiyonları da hızla kullanılmaya başlandı. Mobil IM için iki farklı model söz konusu. İlki operatör sahipliğinde mobil IM, yani sadece GSM abonelerinin aralarında kullanabildikleri model. Ülkemizde tek örneği Turkcell Messenger. Bir diğer uygulama da internet uzantılı mobil IM, yani PC’de kullanmaya alıştığımız IM uygulamalarının mobil versiyonları. Ancak burada bir tehdit göz ardı edilmemeli, korsan uygulamalar dediğimiz, aslında bir IM uygulaması olmayan, sadece bağlantı arayüzü sunan uygulamalar, ücretsiz hizmet vermekle beraber çok ciddi güvenlik açıkları yaratmakta ve hem GSM operatörleri, hem de IM üreticileri tarafından tavsiye edilmemektedir. |
(Örneğin Agile Messenger ve Cepte MSN) Mobil IM uygulamalarında yeni yeni oluşan iş modeli, IM uygulamacısı ve GSM operatörü arasındaki anlaşma ile güvenli bir şekilde, sabit bir ücret ödeyerek (data bedeli ödemeden) uygulamaları kullanmaktır. MSN bu tarz iş birlikteliklerini Hutchison 3G ve Vodafone ile başlattı bile. Internet uzantılı mobil IM adı verilen bu modelin hızla büyümesini bekliyorum.
IM uygulamalarına eklenen bir diğer özellik de “bilgi dostları” (info-buddy). Arkadaş listenize eklediğiniz bilgi dostlarına tıklayarak, bilgi dostu ile alakalı bir konuda mesajınızı yazıp anında cevabı alabiliyorsunuz. Bunun ilk örneği MSN’de yer alan Encarta. Encarta’ya istediğiniz soruyor, yapay zekâya sahip bir sunucudan anında cevap alabiliyorsunuz. Bunu hava durumu, döviz kuru bilgisi, spor haberleri gibi konularda da |
 |
yapmak mümkün. Bu sorgulamaların faydası arttıkça, ücretlendirilmesi de söz konusu olacaktır.
Şimdi gelelim MSN Messenger ve Türkiye gerçeklerine. MSN’in Ortadoğu ve Afrika bölgelerinden sorumlu Ebru Çapa, geçtiğimiz hafta bazı rakamları basınla paylaştı. Türkiye, 14.3 milyon MSN Messenger kullanıcısı ile ABD ve Brezilya’dan sonra dünyada 3. sırada. Yazının en başında bahsettiğim "topluluk ne kadar büyük olursa, büyümesi de o kadar hızlı oluyor" tezinin bir ispatı. Bu büyüklüğe ulaşılmasının bir diğer nedeni de, MSN Messenger kullanmak için sadece Hotmail hesabı gerekliliğinin kaldırılmasıdır. Ülkemizde kullanıcıların büyük bir kısmını KOBİ’ler ve büyük kurumsal müşteriler oluşturuyor. Bu da MSN Messenger’ın eğlence amacı kadar, iş hayatını kolaylaştırmak ve telekomünikasyon maliyetlerini azaltmak amaçlı tercih edildiğini gösteriyor. Internet yaygınlığının düşük olduğu, geniş bant internet erişimin pahalı olduğu ülkemizde, tüm bunlara rağmen MSN Messenger kullanımında dünya üçüncüsü olmamız oldukça dikkat çekici.
MSN Messenger’ın başarısını gösteren bir diğer veri de buddylist’in büyüklüğü. Türkiye’de bu sayının kişi başı ortalama 60 seviyelerinde olduğunu tahmin ediyorum. Amerika’da ve Uzakdoğu’da bu rakam 100 kişi seviyesinde. Kişi sayısının artması, kullanımın ve daha da önemlisi bağlılığın artması anlamına geldiğinden çok önemli. Ne kadar çok dostunuz varsa, ayrılmanız da o kadar zor olacaktır.
Türkiye’de MSN Messenger’ın Microsoft için anlamı çok daha büyük. Malum Türkiye’de arama motoru denince akla ilk gelen marka Google. Google, Türkiye’de bu pazarda açık ara lider. Ancak Microsoft da Messenger ile açık ara lider. Bu iki şirketin Türkiye’de pazarlama stratejilerini bu iki ürün üzerine kurmaları ve birbirlerine bu yolla üstünlük kurmalarını beklemek yanlış olmaz. Şimdilik IM pazarında gelişmiş ürün özellikleri ile, kişiselleştirilebilir yapısıyla ve ara bağlantı iş modelleri ile yoluna emin adımlarla devam eden MSN Messenger’ın karşısında, Gtalk rakip olabilecek gibi görünmüyor. Ancak Gmail ile entegre olmuş ve Gmail’in rüzgârını arkasına almış Gtalk’un da büyümesi hızlı olabilir.
Tüm iletişim alışkanlıklarımızı değiştireceğini düşündüğüm IM uygulamaları, sabit-mobil Telekom operatörlerinden içerik sağlayıcılara, ISP’lerden Yonca, Siberalem gibi topluluk portallarına kadar herkesin iştahını kabartıyor. Eğer iş modelleri doğru oturtulmazsa, bu oyuncuların tamamı internetin acı gerçeği ile karşı karşıya kalıp avuçlarını yalamak durumunda kalabilir. İnternet’te her şeyin ücretsizi bulunabilir, burada patron kullanıcılardır.
Gelecek ay görüşmek üzere.
|
|
Alper Akcan
Gtalk: akcan.alper@gmail.com
Microsoft Live Messenger: alperakcan@hotmail.com
Skype: Alper Akcan
MarketingMa.blogspot.com
|