|
Sene 97. Üniversitedeyim ve bazı geceler Gökçen'de kalıyorum. Bir de Şenel var. Şenel kendini bilgisayar donanımına adamış ve sonraki zamanlarda bilgisayarı kendisinin bulduğuna inanmaya başlamış bir arkadaş. Gökçen İnternet'i keşfetmiş. İkisi bir araya gelince, sohbetler süt ve kahvenin buluşmasına dönüyor. Gökçen, akşamları aralıksız gece yarılarına dek chat kanallarında İnternet nimetinden faydalanıyor. Ben öylece bakıyor ve bu sanallığa bunca insanın yüklenmesine anlam veremiyorum. O zamanların favori sorusu:
- ICQ kullanıyor musun?
Sene 99. Aktif bir İnternet kullanıcısıyım ama hâlâ tek bir chat tecrübem yok. Mynet'i beğenmediğim için Hotmail'den aldığım mail adresimi kullanmaktayım. O zamanların favori sorusu:
- Mail adresin var mı?
Yahoo, Altavista, Google hızlıca hayatımıza giriyor. "Nette sörf yapmak" tabirini kazanıyor Türkçe. ICQ yerini yeni bir estrümana bırakıyor. Favori soru:
- MSN'nin var mı?
Hızlı iletişimin adı oluyor birden. Cep telefonlarındaki çılgın tırmanış sürerken araya giriyor ve iletişimden çok sanal sohbeti körüklüyor. Ülkemizde her geçen gün, hatırı sayılır bir artışla göz doldurunca, reklam verenlerin de iştahını kabartıyor. İyi de niye MSN (Emesen) bizde bu kadar tuttu?
Bilişim dünyasındaki yeniliklere entegre olmak konusunda çok hızlı bir toplum olduğumuz söylenemez. Çok fazla sayıda insan, İnternet'i "Emesen" için kullanıyor. İnternet kafeye giren ve bilgisayarı açmayı bilmeyen ama kafe sahibinden "Emesen"i açmasını isteyen insanlar gördüm. Hatta kendisi klavye kullanamadığı için, yanında "Emesen" kullanımına vakıf insanlarla kafelere gelenler de az değil. Üstelik demografik özelliklerde de ortak bir nokta bulmak zor. Çok defa gazete ve TV haberlerine konu oluyor bu durum. Yaşlı bey amca "Emesen"de görüştüğü kıza aşık olmuş; Almanya'daki genç adam Sivaslı kız arkadaşını, ailesinden, web kamerası entegreli "Emesen"den istemiş gibi.
İnternet ev kullanıcılarına, "Emesen" sayesinde ulaşmayı başarmış durumda. Hasılı bu "Emesen" uzakları ve yabancıları yakın ediyor desem çok olmaz. Hele şirketlerde kullanılınca, telefon ücretlerinde muazzam düşüş olduğunu belirtmek lazım. Yurt içindeki ve yurt dışındaki müşteri ve çalışanlarımızla ücretsiz, üstelik anında iletişim kuruyor olmak büyük nimet. Anlık veri transferleri işimizi çok kolaylaştırıyor. Bir de ses transferi sağlanırsa, mis gibi olur diyorduk. Skype kadar olmasa da, ses iletişimi de tamamdır. Bazıları için hâlâ bir çılgınlık ve vakit öldürme programı olsa da, birileri için hayatı kolaylaştıran önemli bir unsur MSN Messenger. Ülkemizde şimdiden 10 milyonu aşkın insanın tercih ettiği bu programın ilk zamanlarındaki hali ile şimdiki hali arasında ciddi farklar var. En son beta versiyonunda, kayıtlı kişiler offline olsa bile mesaj yazabiliyorsunuz ve iletiyi gönderdiğiniz kişi online olduğunda bu iletileri alabiliyor.
"MSN Messenger'ın pazarlama iletişimindeki yeri nasıl ve sizce nasıl olmalı?" derseniz, MSN Messenger şu an 10 milyon insana hitap ediyor ve bu insanların birçoğu, günlük kullanıcı konumunda. Çok mühim bir pazar. Bu nedenle, MSN penceresinin sol köşesi reklam alanı olarak iyi ve verimli bir vazife görüyor. Alt kısmındaki bannerlar, kampanya duyuruları, kayan formatlı ve flash destekli reklamların da iyi iş gördüğünü ve dikkat çektiğini düşünüyorum. Veri transferleri ve iletişim konusundaki hızı nedeniyle, müşteri ilişkilerinde kullanılması taraftarıyım. Ama kullanıcıları bu konuda sınırlama şansınız olmayabiliyor. (Gerçi şirket içi yazışmaların kayıt edilmesi çaresi var, ama onu da, "asker mektubudur, görülmüştür" havasında algılıyorum).
MSN ile yazışmaya dalıp, çalan telefonları aksatan insanları gördüğüm vakit bu cici programa pek de hoş baktığım söylenemez. Kurumsal birçok firma, bünyesinde MSN kullanımına izin vermiyor. Konuşmayı seven, sıcakkanlı toplumumuzu düşündüğümde, bu kurumları haklı buluyorum.
MSN Messenger, yazışmanın adı olarak ün yaptı. Webcam ile görüntülü iletişimi sağladı. Şimdilerde ses iletiminde iddialı olm aya başlıyor. Buradan hareketle,
- MSN kullanabilmek için, bir PC'ye veya dizüstü bilgisayara, yahut İnternet uyumlu bir cep telefonuna ve programa, bir webcam’e ve bir kulaklığa ihtiyaç var.
Donanım ürünleri sattığım dönemlerde, bu araçların satışında ciddi artışlar oldu. Bu satışlar, pazara yeni giren ürün ve oyuncularla (e-kolay'ın OGO'su sadece MSN'e çalışıyor gibi) birlikte hâlâ sürmekte. Yakında webcam ya da kulaklık gibi ürünlere ihtiyaç duymadan, görüntülü, sesli iletişim sağlanacak, veri transfer hızı yükselecek, kullanıcı sayısı artacak, mobil cihazlar üzerinden bu kullanım yaygınlaşacak.
Gelecek hakkında bir öngörüde bulunmam gerekirse, ofis kavramı ortadan kalkacak diyorum. Herkes için değilse bile iş dünyası, hantal mobil cihazlardan kurtulacak ve kullanımı rahat ve taşıması kolay cihaz ve sistemler ile mobilizasyon devrine girecek. Hem de inanılmaz kısa bir süre içinde uyum sağlanacak. (Bunu MSN uyumumuzu gördükten sonra rahatlıkla söylüyorum.) Şimdiden mobile yatırım yapmak, işimizi mobile endeksli hale getirmek gerekiyor.
Arzu Cihangir - http://pazar-lamaca.blogspot.com/
|