- SMART.TALK -
 

Smart.Talk : Bir Blogger'dan Blogging Üstüne


Blogging Bir Moda Değil!
Etrafımda genellikle şahit olduğum bir tartışma, “şimdi de bu blog modası çıktı” şeklinde başlıyor. Hızla yayılan ve bazen biraz abartılan bir alışkanlık olmasına rağmen, bence blogging’i sadece bir moda (veya özenti) olarak görmek de biraz haksızlık.


Gelişmiş bir günlük mü?
Kişilerin günlük yazma alışkanlıkları neredeyse yazının icadı ile aynı zamanlarda başlamıştı. Blogları gelişmiş birer günlük olarak da görmek mümkün belki de, ama, günlük fonksiyonu, blogun sahip olduğu önemli fonksiyonlardan sadece bir tanesi aslında. Blog’u blog yapan özellikler, onun paylaşımlı bir ortamda yer almasından, üzerine yorum yapılabilmesinden kaynaklanıyor.

Kolay kullanılan web yayıncılığı
Blogların hızlı gelişiminde, teknolojinin kolay kullanılan bir aracı olmaları çok önemli rol oynuyor. Web teknolojileri çok daha uzun süredir var olmalarına rağmen, ancak bloglar ile, sıradan insanların, detaylı teknik bilgiye sahip olmadan kullanabilecekleri hale geldiler. Bloglar, önceden tasarlanmış bilgi sunum ve arşivleme sistemleri ile, sıradan kullanıcılara bilgi ve deneyimlerini paylaşma olanağı tanıyor.


Neden bloglar çok okunuyor?
Bloglar ile, çok daha fazla web içeriği takip etmeye başladığımı fark ettim. Daha çok kişisel olarak kullanılan bloglar, geleneksel yayıncılığın otokontrolünden bağımsız olmalarından dolayı, çok daha samimi, direkt ve sansürsüz düşünceleri içermekteler. Ayrıca, blog yazarları, genellikle, kendileri için önemli olan konularda, çok daha hevesli, güncel yazılar yazmaktalar. Gün içerisinde duyurulan yeni bir ürün ile ilgili olarak, aynı gün içerisinde derinlemesine yorumlar bulmanız mümkün oluyor. Ben son dönemde geleneksel web kaynaklarından gittikçe daha az faydalanırken, çok daha fazla zamanımı bloglarda oluşan içeriği takip etmek için kullanıyorum.

Bir topluluk
İzlediğim blog yazarlarının çoğu ile birebir fikir alışverişinde bulunabiliyorum. Çoğu blog yazarı da, benim gibi iyi birer blog okuyucusu aslında. Yani, blog yazarları genellikle tek yönlü değil, çift yönlü iletişimdeler; bir yandan kendi fikir ve deneyimlerini paylaşırlarken, diğer taraftan benzer konularda yazanları da yakından takip ediyorlar. Böylece, zaman içerisinde, birbirlerinin görüşlerine değer veren, sıkı şekilde tartışan, yeni fikirler üretmeye çalışan topluluklar oluşuyor. Bu özelliği ile aslında bloglar, forumların fonksiyonlarının da bir kısmını içermekteler.


Kişisel düşünce arşivi
Blogların benim hoşuma giden bir özellikleri de, kişisel olarak ilgilendiğiniz birçok şeyin araştırılabilir bir arşiv halinde webde yer alması. Örneğin çoğu zaman beğendiğiniz bir web sitesini yeriminize (bookmark) eklemenize rağmen, başka bilgisayarlardan bu bilgiye ulaşmanız zor olabilmekte. Ama bu linklere blogunuzda yer verdiğinizde, herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde onlara ulaşmanız mümkün olmakta. Kısaca, bloglar paylaşımlı bir ortam olmalarına rağmen, kişisel anlamda da bir bilgi deposu olma özellikleri ile fayda sağlıyorlar.

Blogları okuyanlar kimler?
Kendi blog istatistiklerime baktığımda, blog okuyucularımın (veya ziyaretçilerimin) ikiye ayrıldığını görüyorum. İlk gruba “geçiyordum, uğradım” tipi okuyucular adını verebiliriz. Bunlar genellikle bloguma Google veya MSN arama motorları ile rastlantı eseri ulaşanlar. Çoğu durumda bunlar aradıkları içeriği zaten tam olarak bulamıyorlar. Örneğin Arçelik servisleri ile irtibata geçmek isteyenler, rastlantı eseri benim Arçelik ile ilgili yazdığım bir yazıya ulaşıyorlar, ama bu yazıda Arçelik servislerinin bir listesini bulamayacakları açık. “Geçiyordum, uğradım”ların bir kısmı da, eğer gerçekten aradıkları içeriğe ulaşırlarsa ve içeriğimi beğenirlerse, sürekli okuyucular haline gelebiliyorlar. İkinci grup ise, “blog okuyucuları” diyebileceğimiz, bir şekilde benim yazdığım konuya ilgi duyan ve özelikle bu konudaki blogları takip edenler. Bu kitle, “geçiyordum, uğradım” kitlesinden çok daha farklı özelliklere sahip ve bence gerçek blog okuyucuları da bunlar. “Blog okuyucuları”, bloglara katkıda bulunan, fikirleri ile yorum yapan ve belki de kendileri de blog yazarı olan (veya kısa süre sonra olacak) kişiler.

Kuantum Müşteri Hareketi
Ben blogların çok önemli bir özelliğinin de, tüketicilerin, üreticilere karşı pozisyonlandıkları bir “tüketici haklarını koruma” silahı olduğunu düşünüyorum. Mikro düzeydeki müşteri görüş ve deneyimlerinin, makro bir etkiye sahip olabildiği bir ortam bloglar. Gelecekte, technorati gibi blog arama motorlarının, sanal zeka uygulamaları ile, buralarda yazılanlar içinden çok daha genel sonuçlara ulaşabilecekleri ve çeşitli ürünler ile ilgili müşteri memnuniyet seviyelerini raporlayabileceklerini tahmin ediyorum. Birçok şirketin, müşterileri ile birebir ilişkide olmak istememesine rağmen (bunu bir külfet olarak görüyorlar), bloglar, bu çift yönlü iletişimi zorlayan uygulamalar. Bireysel olarak bir şirkete yazacağınız şikayet e-postasına cevap alma ihtimaliniz düşükken, her şeyin, herkesin gözü önünde gerçekleştiği ve tepkisizliklerin de afişe olduğu blog ortamında, şirketlerin aynı duyarsız tavrı korumaları çok daha zor olmakta!

Serdar Öner